Horlamanın nedeni bu olabilir!

Uyku kalitesi, salgın sürecinde hiç olmadığı kadar önem taşıyor. Çünkü sağlıklı uyku, bağışıklık sisteminin temel destekleyicileri arasında yer alıyor. Journal of Clinical Sleep Medicine’da yayınlanan bir rapora göre, dünya genelinde insanların yüzde 35,7’si uyku problemi yaşarken, en yaygın görülen uyku problemlerinin başında kâbus görme ve horlama geliyor. Dr. Tuğrul Saygı, ‘Psikolojik kökenli uyku problemleri arasında yer alan kabuslar, özellikle salgın sürecinde zihinsel olarak yıpranan pek çok bireyin yaşadığı önemli bir sorun. Horlama ise farklı hastalıkların habercisi olabilir. Bu noktada uyku ilacı kullanımının, günü kurtarmaya yönelik ve uzun vadede uyku düzenini tümden yok etme potansiyeli taşıyan yanlış bir yöntem olduğunu unutmamak gerekir’ uyarısında bulundu. ‘UYKU KALİTESİ VE UYKU SÜRESİ AYNI ŞEY DEĞİL’ Toplumdaki yanlış kanının aksine, sağlıklı bir uyku için uzun saatler uykuda kalmak gerekmediğine dikkat çeken Dr. Tuğrul Saygı, uyku kalitesini etkileyen faktörlere de değindi: ‘Kaliteli uyku, zihinsel ve fiziksel sağlığı destekleyerek yaşam kalitesine de katkıda bulunur. Kişinin ertesi gün kendini dinlenmiş ve enerji dolu hissetmesini sağlayamıyorsa, uykunun kalitesinden şüphe etmek gerekir. Düzensiz uyku programı, uyku ortamındaki ses, sıcaklık, ışık gibi etkenler, kafein ve alkol tüketimi gibi pek çok alışkanlık, uyku kalitesini olumsuz etkiler. Bu durum inme, kalp hastalığı ve yüksek tansiyon gibi riskleri artırırken, uykusuzluktan kaynaklanan sinirlilik, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik sonuçlar da doğurabilir. Horlama ise kişinin uyku kalitesine dair önemli mesajlar verdiği için kritiktir. Biraz horlama normal olsa da aşırı horlama burun, boğaz ve çene şekliyle ilgili sorunlar veya uyku apnesi gibi hastalıkların habercisi olabilir.’