Kalıcı zayıflamak için 8 altın kurala dikkat edin!

Neden istediğim gibi zayıflayamıyorum sorusunu kendinize sıkça sormuşsunuzdur? Nerede hata yapıyorum konusu ise kafanızda kocaman bir soru işareti değil mi? Öncelikle şunu iyi bilmelisiniz; zayıflamak bir süreci iyi yönetmektir. Duygusal ve strese bağlı oluşan tüm zayıf anların yiyecek ile giderilmemesine son verilmesidir. Daha bilinçli öğünler planlayıp daha kontrollü yemek yeme demektir zayıflama süreci. Ayrıca her birimizin farklı bir metabolizma yapısı vardır. Kimimiz yediğimiz yemeğin kalorisini kolayca yakabilirken kimimiz daha zor yakarak daha az miktarda kilo kaybı ile zayıflama sürecinde yol alabiliriz. Bu nedenle bedeninizi tanıyarak daha sabırla hedef kilonuza emin adımlarla gitmeniz kalıcı zayıflamanızda size güç katacaktır diyebilirim. İşte kalıcı olarak zayıflamanın altın kuralları… 1- YAĞ ALIMINI AZALTIN Ne kadar yağ tükettiğiniz, nasıl zayıflayacağınızın en önemli habercisi diyebilirim. Çok yakın zamanda ilk defa düşük yağ ve düşük karbonhidrat içeren iki ayrı diyetin uzun süreli kilo vermedeki etkileri karşılaştırıldı. Sonuçta daha az yağlı beslenmenin uzun süren zayıflama serüveninde çok daha fazla yağ yaktığı bulundu. Araştırmacılar düşük karbonhidratlı diyetlerin sadece zayıflatmada tek alternatif olmadığının altını çiziyor. Daha güvenli zayıflamak için düşük yağlı ama esansiyel yağ asidi eksikliği yaratmayacak kadar günlük kalorinin yüzde 25’i kadar sağlıklı yağlardan oluşan trans yağ asidinden arındırılmış bir beslenmenin önemini vurguluyor. 2- SEBZELERE YER AÇIN Taze sebzeler kolay zayıflamanın sihirli yiyecekleridir. Kalorileri düşüktür, fakat metabolizmayı rahatlatan, depo yağların erimesine yardımcı olan hatta zayıflarken sağlığı koruyan mikro besin öğeleri ve bitkisel biyoaktif bileşenleri bolca içerirler. Zayıflama öğünlerinizi planlarken yeşil yapraklı tüm sebzelerden çiğ olarak serbest yemelisiniz. Nişastalı sezbeleri haftada bir kere küçük porsiyonda tüketmelilisiniz. Diğer tüm sebzeleri işe etli ya da zeytinyağlı küçük bir tabağı geçmeyecek kadar tercih etmelisiniz. 3- İŞLENMİŞ ETLERE VEDA EDİN Sağlıklı zayıflama diyetinin planlanmasında; taze bitkisel besinleri, rafine edilmemiş tahılları, kavrulmamış kuru yemişleri ve kuru baklagilleri daha çok tüketmek gerek. Hayvansal protein kaynakları olan balığı, tavuğu, hindi etini, yumurtayı, sütü, peyniri, yoğurdu, ayranı ve kefiri yeterli miktarda yemelisiniz. Kırmızı et ve pastırmayı ise çok az tüketerek zayıflamak sağlıklı yaşamın kapılarını ardına kadar açmayı sağlamaktadır. Öte yandan jambon, sosis, salam, kavurma ve sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinin bel bölgesi yağların gitmesini zorlaştırdığı için sağlıklı yaşam menüsünde yer almaması gerektiğini de hatırlatmak isterim. 4- AÇ KALMAYIN Aç kalarak zayıflama en acı sonuçla kendini gösteren zayıflama metodudur. Evet kiloyu aç kalan kişi verebilir ama hiçbir zaman ne sağlığını ne de verdiği kiloyu koruyabilir. Bu diyetlerde diürez dediğimiz idrarda sodyum, potasyum gibi mineraller fazlaca atılır tansiyon düşer, verilen kilonun büyük kısmı su ve kas kaybıdır. Kanda ürik asit ve kan yağları bozulur. Hızlı kilo vermeye bağlı açlık diyetlerinde safra taşları oluşur. Metabolizma yavaşlar. Saç dökülmesi, hemen yorulma ve sinirlilik kendini gösteren en önemli sorunlardır. Beyinde haz resptörleri artar ve her yiyeceğe karşı aşırı ilgi açığa çıkarak farkına varmadan bolca yemeye yönelir. Göz açıp kapayıncaya kadar yeniden kilolar geri alınır. 5- EKMEĞİ KESMEYİN Vücutta yağ yakımını başlatmak için tam tahılları dengeli yemek, rafine edilmiş tahıllar, nişasta içeren besinler ve saf şeker içeren yiyecekleri kaldırmak gerekir. Yani sağlıklı olan ekmeği değil. Buğday lifinin içinde bulunan inülin adlı diyet lifi prebiyotik etki gösterir vücutta ve bağırsaklarda kısa zincirli yağ asitlerinin artmasını sağlayarak kolonda kanserinden korurlar. Öğünlerde yeterince buğday ekmeği veya tam buğday çeşitleri olan kara buğday gibi tahılları yemek, hastalık etmeni olan beta glukoürinidaz aktivitesini yüzde 30 azaltır. Diyabet, kalp, kanser gibi hastalıklardan korunma sağlar. Buğdaya özgü antioksidanlar ve diyet lifleri beraber çalışarak safra asitlerini bağlayıp karaciğerde kolesterol sentezini azaltır. 6- ZEYTİNYAĞI KULLANIN: Araştırmalar sağlıksız yağ olarak belirtilen doymuş ve trans yağ asidi yüksek yiyecekler ile beslenmenin şişmanlıkla sonuçlandığını bildirmekte. Sağlıklı yağları ise uygun miktarda yemenin şişmanlattığı, vücudu yağlandırdığına dair kanıtlara rastlanılmamıştır. Bu nedenle mutfağınızda bitkisel sıvı yağlardan zeytinyağına hemen yer açın. Zeytinyağı yüksek oranda tekli doymamış yağ adı verilen damar açıcı etkisi olan ‘oleik asidi’ içerir. Ve en iyi antioksidan (fenolik bileşenler) kaynağı olup, esansiyel yağ asitleri ve E vitaminin de en iyi deposudur. Düzenli tek başına zeytinyağını kullanmak; kanda LDL kolesterolün azalmasına, HDL kolesterolün de yükselmesini sağlar. Mutfağınızda tereyağı, kuyruk yağı, krema, kaymak, Hindistan cevizi yağı ve tüm sert margarinleri sağlıklı yaşamda, kalıcı zayıflamada arındırmalısınız. 7- GAZLI İÇECEKLERE DİKKAT Yemek yanında mutlaka içtiğimiz gazoz, kolalı içecekler ve konsantre meyve sularının sağlıksız olduğunu bilsek de ona alternatif aynı hazzı verecek bir içecek bilmeyiz. Unutmayın ki; gazlı, tatlandırıcılı ve kolalı içecekler doyma merkezinin iyi çalışmasını önleyerek bolca yemek yemeye teşvik ettiriyor. 8- ÇEVRE DESTEĞİ ÖNEMLİ: Eğer aile bireyleri hem yeme hem aktivite konusunda kişiye anlayış ve destek göstermez ise bu iradenin kırılmasına neden olur. Bu da kişinin zayıflama girişiminde başarısızlık şeklinde kendini gösterir. Aile ve arkadaş desteği yeme aktivitesi dışında sosyalleşmeyi sağlamalı, zayıflama sürecinde şişman kişiyi yeme ve aktivite konusunda yargılamamalı. Ve asla sürekli yemek programları yapıp diyeti sekteye uğratmamalısınız.