Sirke mucizesinin yeni tadı ‘Yudumluk Sirkeler’

Geleneksel fermentasyon yöntemiyle üretilen, içimi kolay yeni ‘Yudumluk Sirkeler’ serisiyle bildiğimiz sirke mucizesine tat katıyor.

Geleneksel fermentasyon yöntemiyle üretilmiş, meyve ve baharatlarla zenginleştirilerek içimi kolay hale getirilen yeni ‘Yudumluk Sirkeler’ serisi Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez ve Yemek Yazarı – Araştırmacısı Aylin Öney Tan’ın katıldığı online lansman buluşmasında tanıtıldı.Covid19’un tüketicilerin alışkanlıklarında yarattığı değişimlerden birisi de artan sirke kullanımında kendini gösterdi. Eskiden çoğunlukla mutfaklarda ya da temizlikte kullanılan sirke, bu dönemde sağlık amaçlı içilerek kullanımındaki artışla beraber hızla büyüyen kategorilerden biri oldu. İçilerek tüketilmesindeki yüksek artışa rağmen, içmek için özel üretilen varyantların olmadığı pazarda,’Yudumluk’ kategorisiyle içimi daha kolay yeni bir sirke ailesi yarattı. ‘Yudumluk Sirkeler’ serisinde Sandaloz Sakızlı Elma Sirkesi, Dört Hırsız Sirkesi, Alıç Sirkesi ve Ballı Elma Sirkesi olmak üzere dört farklı sirke bulunuyor.Hülya Gündoğan Uçarlar: ‘Pandemi ile birlikte sirkeyi sağlık için içenlerin giderek arttığı kategoride, içeriği daha zengin ve içimi daha kolay seçenekler sunmak üzere ‘Yudumluk Sirkeler’ serimizi çıkarmaya karar verdik.’Son yıllarda tüketicilerin sirkenin mucizelerine ilgisinin arttığını belirten UzmanDiyetisyenSelahattin Dönmez ise mutfakların vazgeçilmez ürünlerinden biri olan sirkenin bunedenle bir çok klinik araştırmaya konu olduğunu belirterek şöyle konuştu:’İnsanlar üzerinde yapılan klinik araştırmalar; öğünlerde günde 3 yemek kaşığı kadar tüketilen elma sirkesinin iştah kontrolünü sağlayarak ve insülin direncini kırarak sağlıklı zayıflamada etkili olduğuna işaret etmektedir. Düzenli olarak uygun miktarda içilen elma sirkesinin organ çevresi yağlanmayı azalttığı, bel çevresi yağ depolarını erittiği ayrıca tokluk süresini uzattığı da gösterilmiştir. Bal, alıç, adaçayı, biberiye gibi tıbbi otlar, sandaloz sakızı gibi reçinelerle lezzetlendirilerek ve inceltilerek hazırlanmış elma sirkeleri; sirkenin sağlık etkilerini arttırmakla beraber, bağışıklık sistemini güçlendirmekten, virüslerden arınmaya, form tutmaktan, sindirimi rahatlatmaya kadar bir çok fayda sağlarken; tüketimini de daha kolay ve keyifli hale getirmektedir.’ dedi.Mevlana’nın en sevdiği içeceklerden birinin elma sirkesi ve balla yapılan ‘Sirkencübin’ şerbeti olduğunu belirterek sirkenin tarihçesiyle ilgili ilginç bilgiler veren Yemek Yazarı – Araştırmacısı Aylin Öney Tan sirkenin geçmişinin binlerce yıla dayandığını ve üzümle başlayan sirke üretiminin alıçtan ananasa kadar farklı meyveler kullanılarak geliştirildiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: ‘Sirkenin sağlığa yararları konusunda dünya çapında kayıtlara geçen bir olay var: 17’nci yüzyılda yaşamış dört hırsızın hikayesi. Uzak Doğu’dan gelen gemilerin Marsilya’ya taşıdığı veba kısa sürede şehirde binlerce kişinin ölümüne yol açar. Veba salgınında ölen zenginlerin evlerini ve cesetlerini soymasına rağmen hiçbir şekilde hastalığa yakalanmayan dört hırsız sonunda yakalanır. Hastalıktan korunmak için ne yaptıklarını açıklamaları karşılığında, haklarında verilen idam cezalarının uygulanmayacağı kendilerine bildirildiğinde dört hırsız, kendilerinin hazırladığı bir sirke ile ellerini yıkadıklarını ve gargara yaptıklarını itiraf ederek formülünü de açıklamak zorunda kalırlar. Bu formül 1748 ve 1884 Fransız Kodeksleri’ne kaydedilmiş ve eczanelerde bu şifalı sirke uzun süre birçok hastalığın tedavisine yardımcı olarak kullanılmıştır. Diğer yandan Osmanlı hekimlerinin, vebanın girdiği eve girmek için önce evi baştan sona sirke ile yıkadıkları, İstanbul’un ilk kolera salgınında Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’nin bir kolera risalesinde, bitişik ve alçak evli mahallelere gidilmek gerektiğinde ‘Dört Hırsız Sirkesi’ kullanmayı öğütlediği bilinmektedir. Yudumluk Serisinde yer alan Dört Hırsız Sirkesinin ilham kaynağı bu sirkedir.’dedi.